Çok az şey gülümsetiyor artık. İçim ölmüş de haberim yok.
İçim sönmüş bitmiş gitmiş.
Gelip de gören
yok. Gelenin de umurunda değil zaten.İçim sönmüş bitmiş gitmiş.
Kendi derdinde, kendince benim daha iyi olmam, toparlamam gerektiği düşüncesinde.
Yorgundum ya hani yüzyıllardır.
Artık yorgunluğumun da dermanı yok ki yazayım.
Canım çok acıyor.
Herkesin de çok acırmış canı ama yaşayanlar bilirmiş, yaşamayanlar anlamazlarmış.
Anlamasınlar da zaten.
Ateş düştüğü yeri yakar ya.
Yanmak derken, kolumu yaktım akşam. Tencere çok sıcaktı, değdi, yandı.
İçim yanar, içim kanar, elimi uzatsam kim tutar, kim yanımdan kaçar.
Of işte bu.
Bu "duygu" yu kim bestelemişse, tam benim canıma değiyor.
Canımın en derinine.
En yoğununa.
En bedbaht günlerim bunlar.
En ben olduğum ama benden kaçmaya çalıştığım.
Ölmüş müyüm acaba aslında ben, bu gezen gören görmeyen,
duyan duymayan benim öbür yanım mı ....
Aklıma geldi şimdi ....
eski kırık bir ev
bahçesi olmayan yol kenarında
soğuk odalar
soğuk yataklar
döşekler
duvarlarda boş çerçeveler.
sokaktan bir poğaçacı geçer ...
üzüm olsa poğaçayla iyi gider
üzerinden geçen soğuk rüzgar
neredeyim şimdi
yapayalnız
bomboş
amacım olsa ne olur
yokluğun içinde
rolü olmayan bir oyuncu gibiyim
kenarda bekleyen
beklemeyi bilen
özleyen
susan
sustukça içinde ağlayan
yanan
yapayalnız ellerini uzatan ama kimseye dokunamayan
yokluğun içinde kaybolan
itiraf ediyorum ....
hiç ama hiç mutlu değilim.
dedim ya kocaman bir boşluk kapladı her yanımı
evet
daha önce de çok mutlu değildim
ama gittiğinden beri, iyice yalnızlığa boğuldum
gözlerimi kapadığımda tamamen kaybolmuşum yok olmuşum gibi geliyor
her şey o kadar anlamsız ki
ve herkes o kadar kendinde ki
ben çok mu bencilim yoksa
:(