27 Eylül 2013 Cuma

Somewhere over the rainbow

18.07.2012 
Çok az şey gülümsetiyor artık. İçim ölmüş de haberim yok. 
İçim sönmüş bitmiş gitmiş. 
Gelip de gören yok. Gelenin de umurunda değil zaten.
Kendi derdinde, kendince benim daha iyi olmam, toparlamam gerektiği düşüncesinde.
Yorgundum ya hani yüzyıllardır. 
Artık yorgunluğumun da dermanı yok ki yazayım.
Canım çok acıyor. 
Herkesin de çok acırmış canı ama yaşayanlar bilirmiş, yaşamayanlar anlamazlarmış.
Anlamasınlar da zaten.
Ateş düştüğü yeri yakar ya.
Yanmak derken, kolumu yaktım akşam. Tencere çok sıcaktı, değdi, yandı. 
İçim yanar, içim kanar, elimi uzatsam kim tutar, kim yanımdan kaçar.
Of işte bu. 
Bu "duygu" yu kim bestelemişse, tam benim canıma değiyor.
Canımın en derinine. 
En yoğununa. 
En bedbaht günlerim bunlar.
En ben olduğum ama benden kaçmaya çalıştığım.

Ölmüş müyüm acaba aslında ben, bu gezen gören görmeyen,
duyan duymayan benim öbür yanım mı ....
Aklıma geldi şimdi ....

eski kırık bir ev 
bahçesi olmayan yol kenarında
soğuk odalar
soğuk yataklar
döşekler
duvarlarda boş çerçeveler.
sokaktan bir poğaçacı geçer ...
üzüm olsa poğaçayla iyi gider
üzerinden geçen soğuk rüzgar
neredeyim şimdi
yapayalnız
bomboş
amacım olsa ne olur
yokluğun içinde 
rolü olmayan bir oyuncu gibiyim
kenarda bekleyen
beklemeyi bilen
özleyen
susan
sustukça içinde ağlayan
yanan
yapayalnız ellerini uzatan ama kimseye dokunamayan
yokluğun içinde kaybolan

itiraf ediyorum ....
hiç ama hiç mutlu değilim.
dedim ya kocaman bir boşluk kapladı her yanımı 
evet 
daha önce de çok mutlu değildim
ama gittiğinden beri, iyice yalnızlığa boğuldum
gözlerimi kapadığımda tamamen kaybolmuşum yok olmuşum gibi geliyor
her şey o kadar anlamsız ki
ve herkes o kadar kendinde ki 
ben çok mu bencilim yoksa 
:(

Ruh ve Beden

04.08.2010 
Ruh ve Beden 
Hadi yazayım biraz sana
Genelde zaten insanın bedeni değil midir hep sağlam ve yalnız kalabilen
Ruh nedense yalnız olmaktan pek hoşlanmıyor
Ruhun genelde bir sıcaklığa,
Bazen dokunuşla gelen,
Bazen sesle,
Sözle gelen dokunuşlara ihtiyacı oluyor.
Ama beden, her yerde tamamlayabiliyor kendini.
Ya bir battaniyeye sarılıyor beden
Ya da en kötü ihtimalle sokaktaki sevgiye aç kediye köpeğe
Ya da bazen ufacık bir çocuğun gözlerinin içine bakıyor
Ve ondan gelen küçücük bir tebessüm
Ya da hani var ya o gözlerinin içindeki saf
Önyargısız karşılıksız sevginin pırıltıları işte
Ona sarılıyor bin bir umutla yaşama sevinciyle, ısıtıyor içini.
Ha benim için ayrı bir şey daha var,
O da gözlerimden süzülüp giden gözyaşlarımın sıcaklığı….
Gerçi damlalar akıp gittikten sonra geçtikleri yerde bıraktıkları his ….
Üşütebilir de eğer çok uzun süre ağladıysan….
Beden .... ruh ....
Bir gün elbet sarılacak beden toprağa ....
Ruh kavuşacak huzura ....
Bütün bunlara ulaşmadan zaman,
Tadını çıkarmalı sarıldıklarımızın :)