18 Kasım 2015 Çarşamba

Bot

02.45
09/08/2015

Bir duduk sesiyle irkildim
Arkama dondugumde feribotun kalkacagina dair son anonsu yapiyordu ses
Sonra bir siren ambulansa dair
Bir sarki mirildaniliyor uzaklardan
Kus kanatlarini cirpti suyun ustunde
Adamin telefonu caldi adam cevaplamadi sessize aldi
Kucuk bir erkek cocugu kosa kosa babasinin kucagina zipladi
Bufedeki adam tost uzatti koyu mavi sortlu kisa sacli genc cocuga
Kadin basini one egdi gozunden bir kac damla yas yere dustu elinin tersiyle gelmekte olan diger yaslari durdurmaya calisti
Uzaklasan adama dogru kaldirdi kafasini, gitme dercesine
Gitme benimle gel
Adamin ayak sesleri hizlandi
Soguk traverten mermerin ustunde valizlerin tekerleklerinden cikan tikirti artmaya basladi
Soldaki cikisa ilerledi kalabalik
Elinde kedi cantasiyla bir cift heyecanla biletciye biletleri uzatti
Gecip gittiler yollarina dogru
Elinde bastonuyla bembeyaz sacli teyze yavas yavas, kendinden emin, sukunete atti adimlarini
Dusmeden biniverseydi feribota da gitseydi bir an once
Mavi gozlu kiz cocugu,
annesinin ellerinde elleri, mutlulugu saclarinin her telinden etrafa saciliyor
heyecanla cam kenarinda mi oturacaklarini anlamaya calisiyorlar
Her cikanin yuzune carpiyor sicagin agirligi
Ter, buhar olup ucuyor
alinlarindan....
Deniz kokuyor yosun kokuyor tuz kokuyor yaklasilan her adimda
Yavas yavas herkesi icine aliyor dalgalara karisip gitmek icin sabirsizlaniyor feribot
Kimbilir kacinci gidisi olacak
Kacinci gidisi, kacinci kavusturusu ya da ayirmasi bir kiyidan diger kiyiya.

Baba


Baba
03/11/2015

Cok uzun zaman oldu gideli. Gereginden fazla.
Ve uzun zaman oldu ben duslerimi dusuncelerimi belli etmeyeli.
Bir kez bile kotuyum hastayim canim yaniyor demedi.
Nedense islerindeki duruslari, basarilari, eserlerine olan saygi, sevgi ve tutkulari bakimindan hep cok benzetmistim onlari....
Onun da gittigini okudugumda icim bir daha kirildi sanki.
Boslukta bir yer daha doldu....
Aciyan yerimin en kalin kabugu tekrar koptu kanadi oglunun yazdiklarini okudugumda.
O 65 yasindayken gitti babasi, ben daha 39dum....
Cok erkendi benim icin.
Butun gidisler erken degil mi zaten....
Okumayi ogrenmeden once "Mavi gozlu dev" siirini ezberlemistim.... Sonra bana Girgir'da genelde konusma balonlari olmayan Avni'den ne anladigim anlattirirdi.
Okumayi ogrendikten sonra da bir Ilhan Selcuk okuturdu bana bir de Cetin Altan.... Anlat bakalm
ne anladin.....
8 miydim 9 mu belki 7....
Ne cok sevdirdin bana farkina varmadan okumayi. Ablalarim hep onlar sevdirdi zannediyorlardi ve belki ben de oyle sandim 40ima kadar.
Ama Cetin Altan gittiginde ve Ahmet Altan'in babasinin gidisine inanmadigini yazisinin her satirinda, anladim ki, bana resim yaptirmayi sevdirdigi kadar, okumayi da O sevdirmisti. O adamdi. O candi. O gucluydu.
O yorulmazdi. O hasta olmazdi.
O aglamazdi.
O bitmek tukenmek bilmeyen aydinlik dolu dusunceler, icatlar, yarinlardi. O benim babamdi. O olmezdi. Olemezdi. Olmemeliydi.
O babamdi.
Sevdigini hic soylemese de evlatlarina baba olandi.
"iyi olmak her zaman iyidir" derdi.
"Bir isi yaparken hakli mi cikmak istiyorsun karli mi" derdi.
"Bana bu isi yapmamak icin 1000 tane bahane bulup yapmayabilirsin, sen simdi yapmak icin bir bahane bul ve yap!" derdi.
Guzel insanlari, kalabaligi, muzigi,
anlatmayi, paylasmayi severdi. Evde sesini sonuna kadar ac muzigin, kahkaha at, sohbet et bagira cagira, kizmazdi. "Kavga etmeyin yeter" derdi.
Oglenleri ya da ogleden sonra gunun hangi saati isten firsati olursa, mutlaka en az 10 dakika sekerleme yapardi.
Eskizler yapardi is harici; bisiklet, sudan enerji saglamak icin denizin altinda pervane sistemleri, bordan yangin onleyici iksirler, yeni nesil seramik firinlari.....

"Bana dusman lazim degil"
diyerek, yasadigi ulkenin insanlarina; barisin bizlere ne kadar da iyi gelecegini anlatmak istedigi bir kitaba baslamisti.
Bitiremedi.
O kara gozlerinde bir kez korkuyu, caninin acidigini, hastaligina isyan ettigini gostermeden cekti gitti.
Gittigi gece, ki ben yanina vardigimda 1 saat kadar olmustu
....
Cokca optum ellerini, sogumamis, ilik, sanki optukce geri gelecekmis gibi, bize ve hic kimseye asla opturtmedigi ellerini,
optum optum optum....
Hastaliktan incelen derisi o haliyle bile yumusacikti....
Ona hic korkmadan dokunmak, sarilmak, yakin olmak.... O gittigi gece mi olmak zorundaydi....
Seni seviyorum demek....
Gitme demek....
O'na, varolusuna, insanligina, meslegindeki basarisina, inanmak ve saygi duymak, bu saygiyla yaklasamamak.... Sokulamamak koynuna, boynuna....
Ne kadar aci veriyor, her gun.
O hayattayken canimi acitmayan
aklimi celmeyen pismanliklar simdi dugum dugum oluyor bogazimda.
Keske imkan olsaydi da o bitmek bilmeyen ureten zihninden beyninden kopyalayabilseydim ya da bir yere kaydedebilseydim icindekileri.
Her guzel sey gibi cabuk bitti....
Onun 83 senesi benim 39 senem.... Bana yetmedi.
Ha bir de soz vermisti bana en az 99 yasima kadar yasarim ben demisti....
Kandirdi galiba beni :)
Her kiz cocugunun ilk askidir
babasi. Sanirim benim son askim da o. Kiskanmasin hic kimse.
Kalbimin en kiymetli yerinde sakladigim, burnumun direginin sizladigi, unutulmaz asklarin en guzeli.
Iyi ki yasamissin ve babam olmussun. Gec bir tesekkur bu baba, hem de cok gec.
Bu gece akan gozyaslarima, seni yasamama, ozledigimi kendime itiraf etmeme sebep oldu
Cetin Altan'in gidisi.
Sensiz hayat zor baba ama iyi olmak her zaman iyidir....
:)

Ölümsüz olmak

"...ben daha cok"
dedi kadin....
yuzunde soguk yorgun ama dingin ifadeyle.
Ben, daha cok!
Yorgun
Mutlu
Bikkin
Hasret
Deli
Isyankar
Ciplak
Gocuk
Cocuk
Yalan
Dusler
Dusenler
Dusunenler
Dusunceler
Piyanonun her notasinda tek tek nefes almak, derinden.... Ve bir daha almak.
Akip gitmek suya dogru.
Yokluga asik olmak.
Yoklugu var etmek.
Zehirini akitmak acinin kanayan her yaradan.
Her kanayan yaraya sevgi basmak.
Olumsuz olmak icin yasamak.

Sesin

Nedense severim seni
Bakmam boyuna posuna
Sacina basina
Oyle yanimdan gecip giderken
Salinan ruhuna bakarim
Bir de sesinin incesindeki
Renklerin parlakligina

Bana soyle isterim sarkilarini ama
Sen bilmezsin ben kimim nerdeyim
Ben de bilmem uzuncadir nerelerdedir
Sana bakan gozlerim sana degen ellerim
Sessizligin icine gomulmus de ustume bir ortu ortememis gibiyim
Seslenirim sana da sesim gecmez senden yana

Asik olmak sana

20.15
05/05/2015

Gozlerin siyah miydi?
Sasirdim
Benim icin renk yoktu gozlerinde
Baktigin yer aydinlanirdi sen baktikca
Kelimeler cogalir
Karanliklar canlanirdi
Bin bir hikaye dokulurdu gozlerinden semaya
Sen bakinca sari bile baska kokardi ciceklerde
Siyahti belki gozlerin geceleri bakinca maviydiler bana
Gunes vuruncaysa nergisin bembeyaz yapraklarindaki cig
taneleri
Senin gozlerin vardi bana bakan
Benimse ellerim sana, seninle yanan
Dersin ki gunduz olmasa duslerde yasasak
Oysa sen benim dusum dusuncem dusleyislerimdin karanliklarin sabahinda
Siyah
Kara
Koyu
Suya dusen izler
Derinlige daldikca icinde biriken hava kabarciklari gibiydi kimi zaman gozlerinde kalmak
Ruzgarin savurmasiyla sersemlesen yaprak gibi nereye konacagini bilememek
Ucmak ucmak ucmak
Birinin ayaklari altinda kalmak ya da bir kitaba ayrac olmak
Yansimak pencereden kendine
Siyahmis gibi gozlerin asik olmak sana

17 Kasım 2015 Salı

Yagmura uzansam dokunamasam

21/10/2015
Sessizce cikti yataktan parmak uclarina basarak havada suzulur gibi gecti salona
oradan da kapisini acik biraktigi balkona.
Gokyuzu dugune davet gibi koyu maviden aciyordu kendini renklerin koynunda.
Derin bir ic cekti nefesi dudaklarindan hic gecmedigi kadar yogun gecmisti cigerlerine
Kafasinin ustunde duran catinin kenarindan gunese gulumsemek istedi
gunes henuz baslamamisti mesaiye....
Bir saga bakti sonra egdi basini bahceye bakti.
Bir kipirti bir telas aceleyle gecen kirpiyi gormus muydu yoksa hayal mi etmisti, anlamadi.
Yan binaya bakti.
Mutfagin isigi yaniyordu yok davlumbazin isigini acik birakmisti, ya evin hanimi, ya da calisan kadin....
Terlik yoktu ayaklarinda seramikler buz gibiydi bu saatte icinde pijamalari uzerinde bir sabahlik, ellerini ceplerine soktu, bakti, kullanilmis bir mendil, bir sac lastigi bir de sakiz kagidi.
Gulumsedi sac lastigine,
peceteye tekrar burnunu degdirdi ve sakiz kagidi, oylece kaldi cebinde.
Aklina cocukken yedigi cokomeller geldi folyo gibi olan kagitlarini acar duzeltirdi uzerlerinde ayi yogi falan olurdu. Ellerine bakti bunlari dusunurken.
Bulasik yikadigi, cicekleri suladigi, saclarini taradigi, kapiyi actigi, her seye ulasmasina yardim eden ellerine.
Bir an yorgun hissetti ama yorgun olmaktan da vazgecmisti.
Saksilardaki ciceklere dokundu. Topraga degdi usulca. Olamazdi
ama ilik miydi neydi toprak....
Gunesin saatlerce once degip degmedigi bile belli olmayan,
bir avuc toprak icini isitacak gibi,
ilikti.
Bekledi, denizden esen hafif kokulu ruzgarla "gunes gelsin ondan sonra" dedi....
Deniz kiyisinda hayal etti kendini, hatta bir yamacta, boyle bir sabahta, yalinayak,
cimlerle denizin kumun dalgalarin ruzgarin gunesin birlestigi yerdeyim sanki diye ikna etmeye calisti zihnindeki o koyu dusunceyi.
Yine sessizce yukseldi parmak uclarinda, sacina hafif bir ruzgar degdi gunes ise yuzune damla damla deger gibi yapti.
Evet hakliydi bu sefer zamani gelmisti.
Hafifce one egdi kendini bosluga birakircasina; guclu, kendinden emin korkusuzca....
Bakislarini balkon kapisinin arkasinda kalan evine dogrulttu.
Beklemekten bikmisti.
Kollarini uzatti, bir hamle daha yapti.

Hazirdi....

Yagmur baslamadan toplamaya basladi gece astigi camasirlari :)

Terminal

05/03/2014

01.37
Durduk.
Bekledik uzun bi sure.
Hic bakmadik birbirimize.
Sicakti.
Ikimizden baskasi yoktu sanki terminalde.
Ugultu gunes biraz toz...
Sirti bana donuktu.
Yuregi gibi. Coktan bitmisti, baslamadan.
Gidecektim, gidecek ve geri donmeyecek.
Sicaklari, gunesi, sessizligi, issizligi birakip onu da katip
karmasanin icine gidecektim.
Oysa uc harfti bekledigim uc harf.
Basimi kaldirdim yukari agaclarin yapraklaRina takildim onlar bile daha cesur daha gucluyduler gitmesem kalsam bir tanesine yaslansam...
Kim bilir kac kisiyi yolculadilar bilinmezlere.... kac kisiyi bir digerine kavusturdular. Golgesine siginsam bu kadar yakindan goremiyorum sirtin donuk yuregini, koca cinarin altinda dursam yureginden girip goz bebeklerinden cikardim ama gondermezsin iki adim oteye beni.
Oysa az sonra gelecek otobusle bilmiyorum kac kilometre ayiracaksin benligimi.....
Ah benim gozlerim....
Damlalarin asip dusmekten cekinmedigi goz pinarlarim. Dayanin az daha, hele bir bineyim otobuse dusun o zaman gonlumden dilediginizce.
Yol da bitmez gun de bitmez aglaya aglaya